İçerik sermayeniz kadar zenginsiniz. (İçerik Üretme Prensibi)

Kişi ve kurumların entellektüel sermayeleri ve kurumsal hafızası, ürettikleri içeriklerdir. Arşivleridir.

İçerik üretmek, kaliteli iş süreçlerinin en temel fonksiyonudur. Düşündüklerinizi çok daha iyi bir seviye de ortaya koymak demektir. Sürecin olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi yürütülmesi hedeflenmelidir. Şu ana göre değil, yarına göre hareket edilmesi esas olmalıdır. İçerik üretmekle vakit kaybedilmez. Orta ve uzun vade için bir yatırım olduğu için, kazançlı çıkarsınız. Bu ürettiklerimizden, hem kendimiz hem de birlikte çalıştıklarımız tekrar tekrar istifade eder. (Ne zaman?, Kimlerle?, Niçin?, Nasıl?, Ne yapıldı?…) Tekrar tekrar anlatmak ve vakit kaybetmek zorunda kalmazsınız.

İçerik aynı zamanda kalıcı referans demektir. İçeriklerimiz ile, bilgi bütünlüğünü muhafaza eder, ihtilafları önleriz. Çok yoğun formatlara boğulmadan, kolaylaştırarak üretmeli ve üretmeyi teşvik etmeliyiz.

Söz uçar, yazı kalır.

Az olsun devamlı olsun (Süreklilik prensibi)

İş hayatımız süreklidir. Yeni haftalar, yeni aylar, yeni yıllar. Sorumlu olduğumuz işlerimizde, bu sürekliliğe uygun bir çalışma modeli geliştirmeliyiz. “Sürekli eğitim”, “Sürekli koordinasyon”, “Sürekli raporlama”, “Sürekli ARGE” gibi…

İşin süresinden ziyade süreklilik daha önemlidir. Ayda bir kaç gün yoğun bir şekilde, bir işi yapmak yerine, onu haftalık veya günlük olarak, daha küçük dilimlerde yapabiliriz. Yüksek yoğunluklu işlerin, çalışma motivasyonunu düşürmesine mukabil, az da olsa sürekli şekilde gerçekleştirilen işler, iş motivasyonunuzu yükseltecektir. Ayın sonunda yapılacak bir işin büyük bir bölümünü, ay sonu geldiğinde bitirmiş olacaksınız. Her geçen gün/hafta üzerinde değerlendirme imkanı da bularak.

Özel hayatınıza da tatbik edebilirsiniz.

Yerine koyunuz (Yerine koyma prensibi)

Bir şeyi herhangi bir yere değil, olması gereken yere koyunuz. Yerine koymak için bir süre harcarsınız. Bir maliyeti vardır. Bu maliyetten kaçmayınız. İhtiyaç olduğunda, harcamadığınız bu maliyetten çok daha fazlasını, hem siz hem de birlikte çalıştıklarınız harcamak zorunda kalır. Buna gizli maliyet diyoruz. İhtiyaç seviyesine göre, kat kat maliyetler ortaya çıkabilir.

Bugünün işini bugün yapalım. Yarın başka işlerimiz olacak.